Burning Man Festivali Hakkında Her Şey

Mehmet Kalayci   yazdı.
2 ay , 2 hafta önce


Her yıl Ağustos ayının son Pazar gününden, Eylül ayının ilk Pazar gününe kadar süren Burning Man Festivali, katılımcılarını hayatları boyunca unutamayacağı benzersiz bir deneyime davet ediyor. Bir hafta boyunca Nevada kurağının ortasında telefon ve internet gibi insanları sosyal hayata bağlayan erişimlerin olmadığı hatta gerçek hayatla bağınızın bile olmadığı festivalde yok yok! Sadece gerçek siz ve yaratıcılığınız var.

Burning Man Nasıl Doğdu, Nasıl Bu Kadar Popüler Oldu?



Kaynak:
İlk olarak 1986 yılında Larry Harvey ve Jery James’in 20 kişilik arkadaş grubuyla düzenlenen, aradan geçen yıllarla birlikte popülaritesi giderek artan ve günümüzde katılımcı sayısının 70.000’lere kadar ulaştığı Burning Man Festivali’nin bu yıl 30’cusu düzenlenecek. Festivalin bu kadar büyük kitlelere ulaşmasının en bariz sebebi ise diğer festivallerin aksine kendine has bir tarza ve ruha sahip olması diyebiliriz.

San Francisco’nun Baker Plajı’nda düzenlenmeye başlanan festival zamanla buraya sığmayarak 1991 yılında Nevada’ya taşınıyor. O yıldan beri de Nevada’nın Black Rock Çölü’nde düzenlenen Burning Man Festivali, adını isminden de belli olduğu üzere tahtadan yapılmış heykeli yakma ritüelinden alıyor. Festivale ismini veren bu ritüel ilk olarak 1986’da Larry Harvey’in arkadaşlarıyla beraber tahtadan yaptığı heykeli Baker Beach’te yakmasıyla başlıyor. Bu olaydan sonra Burning Man ile özdeşleşiyor ve her yıl festivalin son Cumartesi gecesi yapılmaya devam ediliyor. Burning Man’in tarihi hakkında yaptığımız bu kısa girizgaha baktığınızda bile aslında bir festival olarak değil, sadece tek gecelik bir eğlence olarak başladığını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Artık festivale başlayabiliriz!

Nedir Bu Burning Man’in Olayı?



Burning Man Festivali’nin asıl amacını “her bireyin içindeki yaratıcılığı ortaya çıkartıp, kişinin kendine olan özgüveni ve ifade etme yeteneğiyle yeni bir kültür yaratmak” olarak tanımlayabiliriz. Evet bu tanım size çok felsefik gelmiş olabilir ama festivalin kendi içinde bir felsefesi olduğu da ayrı bir gerçek. Bu felsefeyi biraz daha açmak gerekirse; dayatılan toplum kuralları yüzünden oluşan duvarların yıkılarak daha çok bireysel özelliklerin ön plana çıkarıldığı bir ortam yaratılmaya çalışılıyor. Çölün ortasında tanışmak, paylaşmak, yaratmak, oynamak ve eğlenmek için kurulan şehirde hiçbir ayrım ve kısıtlama olmadan istediğinizi yapabileceğiniz bir ortam sağlanıyor. Hatta paranın bile geçmediği festivalin en önemli geleneklerinden biride hediyeleşmek. İnsanlar her türlü ihtiyacını diğer burner’lardan (katılımcılara burner deniyor) hediyeleşme yoluyla sağlıyor. Hediye veremeseniz de borcunuzu kucaklaşarak ödeyebiliyorsunuz. Bu arada hediyeleşme geleneğinde karşılık beklenmediği için kendinizi borçlu da hissetmiyorsunuz.

Festivalin Büyüsü



Festival’in halihazırda rengarenk olan ortamını katılımcıların yaratıcılığı ile ortaya çıkan mutant araçlar, sanatsal çalışmalar ve heykeller daha da büyüleyici bir hale getiriyor. Burning Man organizatörleri tarafından her yıl bir konsept belirleniyor ve sanatçılarda bu konsepte göre yaptıkları çalışmalarını “Playa” denilen bölgede sergiliyorlar. Playa sanatsal çalışmaların, müzik performanslarının, tapınakların ve daha birçok şeyin sergilendiği Burning Man’in en önemli bölgesi. Özellikle son iki gün Burning Man’in en can alıcı noktası haline gelen Playa’da, festivalin ruhuna uygun şekilde tüm sanatsal çalışmalar tek tek yakılıyor.Cumartesi gecesi ise yüzlerce ateş göstericisinin sergilediği kısa bir şovdan sonra tahta adam yakılıyor. En son gece de katılımcıların kaybettikleri sevdiklerinden kalan eşyalar tapınaklara konuluyor ve ardından tapınaklarda yakılıyor. Tüm bunların ardından neon ışıklarının eşliğinde çölün ortasında oluşan bu muazzam alev gösterisi katılımcılarına başka hiçbir yerde göremeyeceği bir deneyim yaşatıyor.

Kısa İpuçları



Burning Man’i Burning Man yapan en önemli özelliklerden biri de çöl şartlarına karşı direnmek. Konfor ve duş gibi temel ihtiyaçlar olmadan sadece kendinizden sorumlu olduğunuz bu ortamda yiyeceğiniz, içeceğiniz ve temizlik ihtiyacınızı gidermek için çok iyi hazırlanıp gelmeniz gerekiyor. Festival alanının bir ucundan diğer bir ucu bisikletle 30 dakika sürdüğü için ulaşım zorluğu yaşamamanız adına bisikletinizi kaybetmemeye de özen göstermelisiniz. Yoksa kendinize yeni bir kamp alanı bulmak zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca festivalin o yılki konseptine uygun veya kendi iç dünyanızı yansıtan kostümlerinizi de aylar öncesinden hazırlamanızda büyük fayda var.

Burning Man’in 10 Prensibi



Burning Man, organizatörler tarafından belirlenen ve katılımcılarından uyması beklenen 10 prensibe sahip. Bir nevi festivalin ruhuna ve kurallarına değinen bu prensipleri şöyle sıralayabiliriz:

1-Radikal Kapsama: Festivale bir koşul olmadan dünyanın dört bir yanından herkes katılabilir.

2-Hediyeleşme: Festival alanında para geçmez! Bunun yerine herkes birbirine hediyeler verir. “Gift” Burning Man’in en önemli ritüellerinden biridir ve aldığınız hediyeye karşılık isterseniz sizde bir hediye verebilir veya kucaklaşabilirsiniz.

3-İz Bırakmamak: Burning Man doğaya saygı duyan bir festivaldir. Katılımcılar festival bitiminde alanı temizler ve arkalarında hiçbir iz bırakmaz. Festival alanında çöp kutusu, karton bardak, şişe vs. gibi şeyler bulunmaz. Herkes kendi çöpünden ve eşyasından sorumludur. Bu yüzden festival sırasında bile alan kirletilmez.

4-Kendi Kendine Yetme: Burning Man’in organizasyoncuları festivalin bir pazara dönüşmemesi için sponsorluk anlaşmaları yapmaz. Bunun yerine katılımcılar arasında bir sosyal çevre oluşturarak hediye verme ruhunu korurlar.

5-Ortak Çalışma: Festival, işbirliği ve birlikte hareket etmeyi destekler. Bu sayede sosyal ilişkilerden sanat çalışmalarına kadar farklı etkileşim teknikleri uygulanarak yaratıcı değerlerin ortaya çıkması hedeflenir.

6-Özgüven: Burning Man, bireyin iç dünyasını keşfetmesini teşvik eder.

7-Sivil Sorumluluk: Sivil topluma değer verir. Topluluk üyeleri tarafından katılımcılarla birlikte etkinlikler düzenlenir, sorumluluklar ve kamu refahı için çalışmalar yapılır.

8-Katılım: Festival; dil, din, etnik köken ayrımı yapmaz. Herkes dans etmek, sanatını sergilemek, oyun oynamak veya eğlenmek için Burning Man’e katılabilir.

9-Kendini İfade Etme: Burning Man bireyin kendini ifade etmesini ve benliğini özgür bırakmasını destekler ve bunu bireyin kendine verebileceği en güzel hediye olarak görür. Tabi bunu yaparken başkalarının haklarına da saygı duymanız gerekmekte.

10-Samimiyet: En önemlisi ise Burning Man kültürünün mihenk taşlarından biri olarak görülen samimiyet. Toplumla birey arasına giren görünmez duvarları ortadan kaldırarak bireyin içindeki “asıl ben” ortaya çıkarılmaya çalışılır. Festival, yaşamın içinde ki detaylar ve toplumsal tabular ortadan kaldırıldığında çevrenizdekilerin gerçekliği, nasıl göründüğü ve nasıl hissettikleri konusunda bir bakış açısı yakalamanıza olanak sağlar.

Her özelliğiyle dünyanın en ilginç ve en çılgın festivallerinden biri olan Burning Man’a bu yıl katılmamak için tek bahaneniz mesafeler olabilir. O halde size güzel bir haberimiz var. Nadirde olsa bazı yıllar Nevada dışında düzenlenen festival 2017’de Hollanda’da düzenlenecek! Ama yine de festivali kendi evinde, Black Rock çölünde yaşamanızı tavsiye ederiz. Hemen bu yıl!